CMK m. 75 Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alınması İşlemi Nasıl Yapılır?

Zilyetliğin İadesi İstemi ve El Atmanın Önlenmesine İlişkin Dava Dilekçesi Örneği

CMK m. 75 Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alınması İşlemi Nasıl Yapılır?

Şüpheli ve Sanık Üzerinde Dış Beden Muayenesi

Ceza Muhakemesinde Beden Muayene­si, Genetik İncelemeler Ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmeliğinin 3. maddesinde, “Vücu­dun dış yüzeyi ile kulak, burun ve ağız bölgele­rinin gözle ve elle yapılan yüzeysel tıbbî incele­mesi” şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca girişimsel olmayan tıbbî görüntüleme yöntemlerinin de bedenin dış muayenesi sayılacağı bahsi geçen Yönetmeliğin 5/4. maddesinde ifade edilmiştir.

Yönetmelikte ayrıntılı hükümler sevk edil­mekle beraber Kanun’da bu husus düzenlenme­miştir.

Şüpheli veya sanık üzerinde dış beden mua­yenesinin amacı ancak bir suça ilişkin delil etme etmek olabilir. Dış beden muayenesi, Cumhuriyet savcısı ile, emrindeki adlî kolluk görevlileri veya kovuşturma makamlarının talebiyle yapılabilir.

Şüpheli veya sanığın dış beden muayene­si ancak tabip tarafından yapılır. Ayrıca CMK m. 77’ye göre, “Kadının muayenesi, istemi halinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tara­fından yapılır.”

Şüpheli ve Sanık Üzerinde İç Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alınması

Yönetmeliğin 3. maddesi uyarınca, kafa, göğüs ve karın boşlukları ile cilt altı dokularının incelenmesi şeklinde tanımlanabilir. Kanun’un 75/4. maddesine göre ise “Cinsel organlar veya anüs bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır.” CMK m. 75/1’de vücuttan ör­nek alınması, vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnek alınma­sı şeklinde ifade edilmiştir. Örnek ise Yönetme­liğin 3. maddesinde, “Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, inceleme yapmak üzere ilgililer­den alınan biyolojik ve diğer materyal” şeklinde tanımlanmıştır.

Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiy­le ya da re’sen hâkim veya mahkeme, gecikme­sinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilecektir. Cumhu­riyet savcısının karar verdiği hâllerde, bu karar yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmi­dört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.

Örneğin Cumhuriyet savcısı ge­cikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında karar vermiş, bu ka­rar ertesi gün 24 saat geçmeden hâkim onayına sunulmuş ancak onaya sunma esnasında sehven 75. maddeye göre değil de 127. maddeye göre onama talep edil­miştir. Sulh ceza hâkimliği de bu nedenle Cumhuriyet savcısının ta­lebini reddettiği takdirde, Cum­huriyet savcısı, söz konusu kararı henüz 24 saatin dolmamış olması durumunda bir kez daha onaya sunabilecek midir? Yoksa bunun için tabiri caizse “tek kurşunu” mu vardır?” Kanaatimizce he­nüz 24 saatlik süre dolmadığı için Cumhuriyet savcısı tekrar kararını onamaya sunabilecektir.

CMK m. 75/2 uyarınca, müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.

Öte yandan, İç beden muayenesi veya vü­cuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alın­ması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yapılabilir (CMK m. 75/3).

Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler ise sak­lıdır (CMK m. 75/7). Ayrıca üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişi­den kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz (CMK m. 75/5).

Kanun’un 75/6. maddesi, alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yo­lunu öngörmüştür.

Diğer Kişiler Üzerinde Beden Muayenesi ve Örnek Alınması

Diğer kişilerden kasıt, şüpheli ve sanık hari­cindeki kişilerdir.

Ne 5271 sayılı Kanun ne de bu konuyla ilgili Yönetmelik diğer kişiler bakımından iç ve dış be­den muayenesi ayrım yapmıştır. CMK m. 76 iki­sini de aynı koşullara tabi tutmuştur. Buna göre:

  1. Bir suça ilişkin delil elde etme amacı bu­lunmalıdır.
  2. Cumhuriyet savcısının istemi ya da hâ­kim veya mahkemenin resen karar ver­mesi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise savcı tarafından verilmiş bir kararın bulunması gerekir. Mağdurum rı­zasının var olduğu durumlarda bir karar alınmasına da gerek yoktur. Kararı sav­cının verdiği durumlarda, tıpkı şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi ve vücuttan örnek alınmasında olduğu gibi 24 saat içinde hâkim veya mahke­menin onayına sunulması, hâkim veya mahkemenin de yine 24 saat içinde ka­rarını vermesi icap eder. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilenler delil olarak anlamlandırılamaz.
  3. Beden muayenesi yapılan veya örnek alınan kişinin sağlığı tehlikeye düşürül­memeli ve cerrahi bir müdahale yapılma­malıdır.Beden muayenesi tabip tarafından, vü­cuttan örnek alınması ise tabip veya onun gözetiminde sağlık mesleği men­subu diğer bir kişi tarafından yapılmalı­dır.

Çocuğun soybağının araştırılması da “Diğer Kişilerin Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alınması” başlıklı 76. maddede düzenlenmiş olup, sağlığını tehlikeye düşürmemek ve cerrahi bir müdahalede bulunmamak koşuluyla, Cumhu­riyet savcısının istemiyle ya da resen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâl­lerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verile­bilir. Savcının kararı, 24 saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mah­keme, yine 24 saat içinde kararını verir. Onay­lanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz (CMK m. 76/1, 3).

Öte yandan, tanıklıktan çekinme sebepleri ile muayeneden veya vücuttan örnek alınma­sından kaçınılabilir. Çocuk ve akıl hastasının çekinmesi konusunda kanunî temsilcisi karar ve­rir. Çocuk veya akıl hastasının, tanıklığın hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olması hâlinde, görüşü de alınır. Kanunî temsilci de şüpheli veya sanık ise bu konuda hâkim tara­fından karar verilir. Ancak, bu hâlde elde edilen deliller davanın ileri aşamalarında şüpheli veya sanık olmayan kanunî temsilcinin izni olmadıkça kullanılamaz (CMK m. 76/4).

Yine bu hâlde de yasa koyucunun öngör­düğü kanun yolu itirazdır.

Gizlilik

Gerek şüpheli ve sanık gerekse de diğer ki­şiler üzerinde yapılıyor olsun, CMK m. 80’e göre, ‘75, 76 ve 78 inci Madde hükümlerine göre alı­nan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçla­rı, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez.”

Bu bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kara­rına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus dosya­sında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir (CMK m. 80/2).

Leave a Reply

Call Now Button
WhatsApp chat