Erkeğin Eşinin Hamileliği Ve Düşük Tehlikesiyle İlgilenmediği Ve Kahvehane Alışkanlığı Nedeniyle Eve Geç Geldiği

T.C YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/ 3094
Karar: 2017 / 11928
Karar Tarihi: 31.10.2017

ÖZET: Kadın tarafından boşanma davasıyla aynı gün bağımsız olarak açılan nafaka davası, erkek tarafından açılan boşanma davasıyla birleştirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, erkeğin, eşinin hamileliği ve düşük tehlikesiyle ilgilenmediği, kahvehane alışkanlığı nedeniyle eve geç geldiği, erkeğin annesi ile kız kardeşinin erkeğin kadını istemediğini kadına iletmeleri sebebiyle, kadının evden ayrıldığı anlaşıldığına göre, kadın ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklıdır. Bu durumda kadın yararına uygun miktarda nafaka takdiri gerekirken, birleşen nafaka davasının reddi doğru olmamıştır.

(4721 S. K. m. 197)

Kadının Evden Ayrılmakta Haklı Olduğu

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 31.10.2017 günü temyiz eden davalı-karşı davacı … vekili Av. … ve karşı taraf davacı-karşı davalı … vekili Av. … geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Davalı-karşı davacı kadının boşanma davalarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a) Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının, ev işleriyle ilgilenmemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği, sık sık annesinin yanına giderek eşini yalnız bıraktığı ve eşinin hastalığıyla yeterince ilgilenmediği, buna karşılık davacı-karşı davalı erkeğinde eşinin hamileliği döneminde, düşük tehlikesi atlattığı zaman, haber verilmesine rağmen gerekli ilgi ve alakayı göstermediği, arayıp sormadığı hatta telefonlarını dahi açmadığı, mahkemece bu husus erkeğin vertigo rahatsızlığı nedeniyle eşiyle ilgilenememesinin haklı görülmesi nedeniyle erkeğe kusur olarak yüklenmeyeceği belirtilmiş ise de, erkeğin eşinin gebeliği ve düşük tehlikesi atlatması sırasında ve daha sonrasında ilgilenmemesine makul bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, bunun yanında erkeğin kahvehane alışkanlığının olduğu, bu nedenle eve sık sık geç gelerek birlik görevlerini de ihmal ettiği ve ayrılığa neden olan en son olayda da erkeğin annesi ve kız kardeşinin davacı-karşı davalı erkeğin kadını istemediğini iletmeleri üzerine kadının evden ayrıldığı, taraflara yüklenen ve gerçekleşen bu kusurlar dışında kalan mahkemece gerekçesinde tartıştığı kadına yüklenen diğer kusurlu davranışların ise hukuka uygun delillerle ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddi doğru bulunmamıştır.

Kadın Yararına Uygun Miktarda Nafaka Takdiri Gereği

2- Kadının birleşen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Bağımsız tedbir nafakası davasında, davayı açan taraf ayrı yaşamakta haklılığını ispatla mükelleftir.

Davalı-karşı davacı kadın tarafından boşanma davasıyla aynı gün bağımsız olarak açılan nafaka davası, davacı-karşı davalı erkek tarafından açılan boşanma davasıyla birleştirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin, eşinin hamileliği ve düşük tehlikesiyle ilgilenmediği, kahvehane alışkanlığı nedeniyle eve geç geldiği, erkeğin annesi ile kız kardeşinin davacı-karşı davalı erkeğin kadını istemediğini kadına iletmeleri sebebiyle, kadının evden ayrıldığı anlaşıldığına göre, davalı- karşı davacı kadın ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklıdır. Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesi gereğince kadın yararına uygun miktarda nafaka takdiri gerekirken, birleşen nafaka davasının reddi doğru olmamıştır.

Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda (1/a) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazları ile diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir oluna 1480.00 TL. vekalet ücretinin …’dan alınıp …’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31.10.2017

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat