Boşanma Davasına Delil Oluşturabilmek İçin Tehdit ve Hakaret

T.C
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
ESAS NO.2005/4-91
KARAR NO.2005/99
KARAR TARİHİ.

Tehdit ve sövme suçundan sanıklar …… ……, …… ……, ve …… ……,’in beraatlerine ilişkin olarak Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2002 gün ve 256-652 sayılı hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 21.04.2004 gün ve 4155-5223 sayı ile;

“Denetime olanak verecek biçimde boşanma davasına ilişkin dosya getirtilip incelenerek onaylı dilekçe ve tutanak örneklerinin dosya içerisine konulması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile ve katılanı doğrulayan tanıkların hangi nedenle boşanma davasına delil oluşturmak maksadı içinde oldukları kanısına ulaşıldığını açıklamayan yetersiz gerekçeyle beraat hükümleri kurulması” isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel Mahkeme 20.10.2004 gün ve 939-1143 sayı ile;

“Tanıklardan birisi katılanın yakını …… ……,, diğeri ise polis memuru …… ……,’dır. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında da hakaret ve tehdit suçuna yönelik kanıt bulunmamaktadır. Mahkememiz bizzat yargılamada gözlemde bulunmuş, katılan, sanıklar ve tanıkların açıklamalarını ayrı ayrı irdeleyerek, katılanın iddiasının samimi olmadığı, sanığın cezalandırılmasına yeterli ve kuşkudan uzak kanıt bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de süresi içinde katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 15.07.2005 günlü ve “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sövme ve tehdit suçundan sanıklar …… ……, ve …… ……,’in beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğundan bahisle ve sanıklar aleyhine sonuç doğurabilecek biçimde bozulmuştur.

Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemenin, ilgili usulî işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, ayrıca Ceza Genel Kurulunda incelemenin yapıldığı tarih itibariyle de 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlüğünü koruyan CYUY’nın 326. maddesinde belirtildiği üzere, sanığı duruşmada hazır bulundurup bozmaya karşı diyeceğini sorması zorunludur. Böylece sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhe sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu hüküm, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır.

İncelenen dosya içeriğine göre, sanıklar hakkındaki beraat hükmü, katılanın temyizi nedeniyle aleyhe sonuç doğurabilecek biçimde bozulduğu halde, bozmadan sonra yapılan yargılamada sanıkların duruşmada hazır bulundurularak bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilmesi yasaya aykırıdır. Bu nedenle diğer yönleri incelenmeyen direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usulî nedenle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ: Açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 20.09.2005 günü sonucu itibariyle tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...