213 sayılı V.U.K.’nun mükerrer 257’nci maddesinin 1.fıkrası uyarınca belge düzeninin sağlanması bakımından, bu Kanuna göre düzenlenmesi uygun görülen belgeleri bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya Maliye Bakanlığı genel anlamda yetkili kılınmıştır.

Maddenin 2.fıkrasında ise;

“Bu kanuna göre düzenlenecek belgelerle bunlara ek olarak düzenlenecek belgelerin, üçüncü şahıslara basım ve dağıtım işlerinin yaptırılması ile ilgili şekil, şart, usul ve esaslar ve bunlara uyulmaması halinde uygulanacak cezai şartlar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Resmi Gazete’de yayınlanacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Maliye Bakanlığı bu yetkiye dayanarak çıkardığı 2.2.1985 tarih ve 18654 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Belge basım Yönetmeliği” ile belgelerin Bakanlıkça anlaşma yapılan matbaalarda basılması veya noterlere onaylatılması zorunluluğunu göstermiştir. Anılan yönetmelikte 25.5.1999 tarihli Resmi Gazetede 23705 sayı iye yayımlanan değişiklik uyarınca, kullanılacak belgelerin anlaşmalı matbaalara bastırılmadan önce vergi dairesinden izin alınmasına ilişkin Yönetmelik hükmü kaldırıldığından, 25.5.1999 tarihinden sonra anlaşmalı matbaalarda belge bastıracak yükümlülerin, bu matbaalara vergi dairesinden izin belgesi ibraz etmelerine gerek bulunmamaktadır.

Belge Basım yönetmeliği hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak 164, 257 Sıra No’lu Vergi usul Kanunu Genel Tebliğleri, anlaşmalı matbaalann belgelerin basım, dağıtım ve kullanımı bakımındın Noterlerin ise onaylatılarak kullanılacak belgelerin onaylanmasında uymakla yükümlü oldukları hususlara ilişkin açıklamaları içermektedir. Anılan Yönetmelik ve Genel Tebliğlerin hükümlerine uyulmadan basılan ve onaylatılan belgeler hiç düzenlenmemiş sayılır ve V.U.K.’nun 353.maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezasma tabi tutulur.

2-V.U.K.’NUN 359.MADDE b-2. BENDİ:

“Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.” hükmü uyarınca V.U.K.’nun mükerrer 257.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan “Belge Basım yönetmeliği” hükümlerine aykırı olarak;

1-Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde belge basan veya anlaşması olmakla birlikte belgeleri sahte olarak basan matbaa işletmecilerinin,

2-Sahte olarak basılmış belgeleri kullanan yükümlülerin;

Bu eylemleri KAÇAKÇILIK suçu sayılmıştır.

GÖREVLİ MAHKEME:

4369 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı V.U.K.7nun 359.maddesinin b-2 bendi uyarınca davaya bakma ve delilleri TCK. 2/2 ve 4369 sayılı Yasanın geçici 21’nci maddesi uyarınca değerlendirme görevi ağır ceza mahkemesine aittir.

SUÇUN FAİLİ:

V.U.K.’nun 359/b-2.madde ve bendinde öngörülen suçun faili;

-Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde matbaasında belge basan veya,

-Anlaşması olmakla birlikte belgeleri sahte olarak basan matbaa işletmecileri ile,

-Sahte olarak basılan belgeleri kullanan vergi yükümlüleri ve bu eylemlere iştirak eden kimselerdir.

KOVUŞTURMA ŞARTI:

V.U.K.’nun 367.maddesi uyarınca, 359/b-2 madde ve bendine uyan kaçakçılık suçu ile 360.maddesinde öngörüldüğü üzere bu suça iştirak fiillerini işledikleri tesbit edilen kişiler hakkında kamu davasının açılması, anılan maddeye göre doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunabilecek inceleme elemanlarının suç ihbarı ve doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunabileceklerin dışında kalan diğer memurlarca tesbiti halinde ise ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu Defterdarlığın veya Gelirler bölge Müdürlüğünün fiile uygun mütalaaları alınmak suretiyle yetkili C. Savcılığınca kamu davası açılır. Bu itibarla 367.maddesi uyarınca yönteme uygun dava açılması “yargılama-kovuşturma şartı” olarak yasada öngörülmüştür.

SUÇLARIN İÇTİMAİ, SUÇ VASFININ BELİRLENMESİ:

Anlaşmalı matbaalar dışında sahte olarak basılan belgeleri kullanma fiili yasa metninde 359/b-2 madde ve bendi kapsamında tek suçu oluşturur. Bu itibarla ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet karan verilemez. Ancak, sahte olarak basılan faturaları kullanarak haksız yere vergi iadesi alan kimselerin eylemlerinin özel hüküm niteliğinde bulunan 2978 Sayılı Yasanın maddesi çerçevesinde nitelendirilerek bu özel hükmün uygulanması gerekir.

DAVA ZAMANAŞIMI:

İnceleme konusu olan 359/b-2 madde ve bendinde gösterilen suçun gerektirdiği cezanın üst sınırı itibariyle TCK.’nun 102/4.maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımına tabidir. Zamanaşımını kesen nedenlerin bulunması halinde TCK.’nun 104/2.maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresi azami 7 yıl 6 ay’dır.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat