Bandrolsüz CD Satmak

Ceza Genel Kurulu 2007/YYB-72 E., 2007/74 K.

Bandrolsüz CD satmak suçundan açılan kamu davası sonunda Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi yüklenen eylemin 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanununun 9. maddesi delaletiyle 12. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın G……… Belediye Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir.

G….. Belediye Encümeni de; sanığın eyleminin 5846 sayılı Yasanın 81/7-9-a maddesi kapsamında kaldığından bahisle karşı görevsizlik kararı vermiştir.

Dosya görev uyuşmazlığının çözümü için, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Çözümü gereken uyuşmazlık, somut olayda sanığa yüklenen eylemle ilgili yaptırım uygulama hususunda Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesinin mi yoksa, G……. Belediye Encümeninin mi görevli olduğunun belirlenmesi hususunda toplanmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2005 gün ve 51-47 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1- Devlet sistemimiz içinde yer alan il ve ilçe idare kurulları, en büyük mülkî amirlikler, belediye makamları, gümrük komisyonları, orman işletme şeflikleri gibi makamlar, yargı mercii olmadıkları halde, yaptırım uygulama bakımından kendilerine kısmen kaza yetkisi verilmiş makamlardan olmaları nedeniyle, adli yargı mercii olan genel mahkemeler ile kaza yetkisini haiz bu makamlar arasında çıkabilecek görev ve yetki uyuşmazlıkları, merci belirleme suretiyle çözme görevinin, 1684 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca Ceza Genel Kuruluna ait olması gerekmesine,

2- Somut olayda, Bakırköy C.Başsavcılığınca 04.10.2004 gün ve 57529-16939 sayılı iddianame ile, sanığın seyyar tezgahında bandrolsüz CD satarken görevlilerce tespit edildiği iddiasıyla 5846 sayılı Yasanın 81 ve TCY.nın 55/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

Yerel Mahkemece görevsizlik kararında dayanılan, 3257 sayılı Video ve Müzik Eserleri Yasasının “İdari Ceza” başlıklı 12. maddesi, “9 uncu madde hükmüne aykırı olarak işletme belgesiz veya bandrolsüz ve özel işaretsiz eserlerin ve kopyalarının her biri için belediyelerce 10.000 lira para cezası tahsil edilir.

Belediye sınırları dışında bu cezalar, mahallin en büyük mülki amirliği tarafından verilir.

Bu cezalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mal memurluğunca tahsil edilir.

İdari cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine verilen cezalar kesindir.” hükmünü taşımakta iken, 12.03.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 5101 sayılı Yasa ile başlığıyla birlikte değiştirilmiş ve suç tarihi itibariyle madde başlığı “Bandrol kullanımına ilişkin ihlallerde uygulanacak ceza hükümleri”, madde ise,

“Bu Kanunun bandrol kullanımına ilişkin hükümlerine aykırı fiillerde bulunanlar hakkında, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 81 inci maddesinde öngörülen cezalar uygulanır.” şekline dönüşmüştür.

İddianamede suç tarihi olan 28.09.2004 günü itibariyle sanık hakkında uygulanması istenen 5846 sayılı Yasanın 81. maddesi de 5101 sayılı Yasa ile değiştirilmiş olup, 7. fıkrası;

“Bu Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı yasaktır. Bu nüshalara da genel kolluk veya zabıta gördüğü yerde el koymak ve topladığı nüsha ve yayınları yetkili mercilere göndermek zorundadır. Bu şekilde toplanan nüsha ve yayınların, satış veya diğer yollarla değerlendirilme şekli ilgili alan meslek birliklerinin de görüşlerini almak suretiyle Bakanlıkça belirlenir.” hükmünü taşımaktadır.

Aynı maddenin 11. fıkrasının 1. bendinin, (a) alt bendi ise, “Bu maddenin yedinci fıkrasında sayılan yerlerde, bandrol almaksızın satanlar hakkında, üç aydan iki yıla kadar hapis veya beşmilyar liradan ellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden” hükmolunur şeklindedir.

Görüldüğü gibi suç tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre, sanık hakkında yasada öngörülen yaptırımın tür ve miktarı nazara alındığında adliye mahkemelerinde yargılanması gerekmektedir.

Kaldı ki, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. maddesinde; “Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı verilir.” hükmü uyarınca atılı eylem ister adlî yaptırımı gerektiren suç, isterse idarî yaptırımı gerektiren kabahat oluştursun, her iki halde de yargılama yaparak kovuşturma konusu fiili değerlendirme ve gerektirdiği yaptırımı belirleme görevinin adli merciye ait olma usulü getirilmekle, usul hükümlerinin derhal uygulanırlığı ilkesi gereğince görevli merciin Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi olacağı sonucuna varılmasına binaen Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılması icap etmektedir.

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle;

Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesinin 19.12.2005 gün ve 143-9 sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,

Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.03.2007 tarihinde tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...