Askerliğe Elverişli Olmayan Kişi

Askerliğe Elverişli Olmayan Kişi

UYUŞMAZLIK
Ceza Bölümü 1993/4 E.N , 1993/4 K.N.

Özet
SAĞLIK KURULUNCA OLAY TARİHİNDE ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLMADIĞINA KARAR VERİLEN ASKER KİŞİNİN; DİSİPLİN CEZASINI ÇEKMEK ÜZERE KAPATILDIĞI YERDEN KAÇMASI, ASKERİ BİR SUÇU OLUŞTURUR. BU NEDENLE UYUŞMAZLIĞIN ASKERİ MAHKEMEDE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKİR.

İçtihat Metni

OLAY : Tokat As. Eğt. Tb. 1. Bl. Komutanlığı erlerinden olan sanık H.S.`in Sivas Askeri Hastanesinden 15.11.1988 tarihinde Ankara Mevki Hastanesine sevkinin yapıldığı; ancak, sanığın hastaneye müracaat edmeden önce firar ettiği, 9.3.1989 günü İstanbul`da yakalanarak merkez komutanlığına teslim edildiği, 22.3.1989 tarihinde de birliğine teslim edildiği; adı geçenin birliğine tesliminden sonra bölük komutanı tarafından 7 gün oda hapsiyle cezalandırılıp, disiplin odasına kapatıldığı ve bu sırada bulunduğu odanın demir parmaklığını kırarak 28.3.1989 tarihinde tekrar firar ettiği, 7.06.1989 günü yakalanıp nezarete konulduğu ve 7.7.1989 gününde de birliğine teslim edildiği; böylece, sanığın iki kere firar suçunu işlediği ileri sürülerek, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu`nun 66/1-A. ve 2 nci maddesi göndermesiyle, Türk Ceza Kanunu`nun 298/1. ve 299/1-2. madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması için; Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığının 17.7.1989 gün ve E.1989/786, K.1989/368 sayılı iddianamesiyle hakkında kamu davası açılmıştır.

Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi, 14.11.1990 gün ve 1990/138-546 sayı ile; sanığın firar ettiği bildirilen 15.11.1988 gününden itibaren ve halen askerliğe elverişli olmadığının, GATA Hastanesinin 16.10.1989 gün ve 12051 sayılı sağlık kurulu raporu ile tesbit edildiği ve böylece üzerine atılı 1632 sayılı Yasa`nın 66/1-A maddesinde belirtilen firar suçunun “işlenemez suç” niteliğinde olduğu gerekçesiyle, firar suçundan beraatine bölük komutanlığınca 7 gün oda hapsi ile cezalandırıldığı sırada bulunduğu odanın demir parmaklıklarını kırıp firar etmesi ve bu şekilde Türk Ceza Kanunu`nun 298/1 ve 299/1-2 maddelerine aykırı davranması sebebiyle de; sanığın askerliğe elverişli olmaması nedeniyle terhis edildiği, böylece 353 sayılı Yasa`nın 17 nci maddesinde belirtildiği gibi askeri mahkemece yargılanmasını gerektiren ilginin kesildiği gerekçesiyle kendisinin görevsizliğine ve dosyanın tefrikiyle görevli ve yetkili Tokat Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 13.10.1992 gün ve E.1991/635, K.1992/839 sayı ile; sanığın suç tarihinde muvazzaf askerlik görevini yapmakta olduğu, firarından ve birliğine tesliminden sonra bölük komutanlığınca 7 günlük oda hapsi cezasının infazı sırasında demir parmaklıkları kırarak yeniden firar ettiği, sanığın bu eyleminin 353 sayılı Yasa`nın 9 uncu maddesinde belirtilen askerlik hizmet ve göreviyle ilgili bulunduğu, aynı Yasa`nın 17 nci maddesinde de, “Askeri mahkemelerce yargılamayı gerektiren ilginin kesilmesi daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemenin bakma görevini değiştirmez.” denildiği; adı geçenin askerlikle ilişkisinin 16.10.1989 gün ve 12051 sayılı GATA Hastanesi Sağlık Kurulunca, “askerliğe elverişli değildir.” biçiminde düzenlenen rapordan sonra kesildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bu karar da temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Böylece; adli ve askeri yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa`nın 14 üncü maddesinde yazılı olduğu biçimde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş; dava dosyası Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.1992 gün ve 22284 sayılı yazısı ekinde Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümü Mustafa Şahin`in Başkanlığında; M. Vehbi Benli, İrfan Kılınç, Uzel Kızılkılıç, Muhteşem Savaşan, A.Necmi Özler ve Necmettin Özkan`ın katılmaları ile yaptığı 29.1.1993 günlü toplantıya Raportör Hakim Necdet Selçuk`un raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; toplantıya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yerine katılan Savcı İsmet Gökalp`in davanın askeri yargı yerinin; Askeri Yargıtay Başsavcısı yerine katılan Hakim Yarbay Caner Seben`in davanın çözümünün adli yargı yerinin görevine girdiği yolundaki düşünceleri doğrultusunda sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu`nun 9 uncu maddesinde; “askeri mahkemelerin görevleri, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara bakmak” olarak sayılmıştır.

Askeri suç ise, öğretide ve uygulamada yerleşmiş tanımına göre:

a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanununda yazılı olan bir diğer ifadeyle, Askeri Ceza Kanunu dışında hiç bir ceza kanunu ile cezalandırılmayan suçlar,

b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanununda, kısmen diğer ceza kanunlarında gösterilen suçlar,

c) Türk Ceza Kanunununa atıf suretiyle, askeri suç haline getirilen suçlar,

olmak üzere üç grupta mütalaa edilebilir.

Türk Ceza Kanunu`nun 298 inci maddesinde; “kanun dairesinde tutuklandıktan sonra” 299 uncu maddesinde de “kanun dairesinde hapsedildikten sonra” kaçanlar hakkında uygulanacak cezalar belirtilmektedir.

Bir eylemin Türk Ceza Kanunu`nun 298 ve 299 uncu maddelerinin kapsamına girebimesi için, sanığın mahkeme kararının gereği olarak tutuklanmış veya hapsedilmiş olamsı gerekir. Bir asker kişinin disiplin cezasını çekmek üzere kapatıldığı yerden kaçması, belki Askeri Ceza Kanunu`nun 76 ncı maddesinin ihlali ve dolayısiyle askeri bir suç olarak düşünülebilir.

Şu durumda, sanığın eylemi Türk Ceza Kanunu`nun 298 ve 299 uncu maddeleri kapsamına giren firar suçunu oluşturmaktan ziyade, askeri bir suç niteliği taşımaktadır.

Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın askeri yargı yerinde çözümlenmesi ve bu sebeple Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi`nin 14.11.1990 gün ve 1990/138-546 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ : Anlaşmazlığın niteliğine göre; davanın askeri yargı yerinde görülmesi gerektiğine, bu nedenle Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi`nin 14.11.1990 gün ve 1990/138-546 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına 29.1.1993 gününde, Üyelerden Muhteşem Savaşan, A.Necmi Özler ve Necmettin Özkan`ın karşıoyları ve oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :

GATA Hastahanesi`nin 16.10.1989 gün ve 12051 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile sanığın 15.11.1988 tarihinden itibaren ve halen askerliğe elverişli olmadığı ve dolayısıyla sanığın suç tarihi olan 28.3.1989 tarihinde askerliğe elverişli (Asker kişi) olmadığı saptanmış bulunduğundan, davada askeri mahkemenin görevini düzenleyen 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu`nun 9 uncu maddesindeki “Asker Kişi” şartı gerçkleşmemiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi`nin yerleşik kararlarında da, geçmiş tarihten itibaren askerliğe elverişsizliği içeren Askeri Hastane Sağlık Kurulu raporlarına itibar olunarak, rapor sahibinin “Asker kişi sıfatının” rapor tarihinden önceki bir tarihten itibaren kendiliğinden ortadan kalkmış sayıldığı ve görev konusunun buna göre karara bağlandığı kabul edilmektedir.

Diğer yandan sanığa yüklenen suç, asker olmayan kişilerin hangi hallerde Askeri Mahkemelerde yargılanacağına ilişkin olan 353 sayılı Yasa`nın 11 nci maddesinde sayılan suçlardan değildir.

Bu nedenle suç tarihinde asker kişi olmadığı saptanmış bulunan sanığın, kanun dairesinde (As.C.K.nun 169 uncu maddesi uyarınca) kapatıldığı yerden parmaklık kırmak suretiyle kaçması eylemi askeri bir suç da olmadığından, TCK.nun 298/1 ve 299/1-2 nci madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılmak üzere açılmış bulunan kamu davasında, adli yargı yeri görevli olduğu kanaatinde olduğumuzdan, aksi yöndeki çoğunluk kararına karşıyız.

Muhteşem SAVAŞAN A. Necmi ÖZLER Necmettin ÖZKAN
Hakim Albay Hv.Hakim Albay Hv.Hakim Albay

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat