Anlaşmalı Boşanma Davasından Sonra Nafaka Talep Edilebilir mi?

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS: 2013/37
KARAR: 2013/1703

NAFAKA DAVASI

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava dilekçesi ile, boşanma davasında lehine nafakaya hükmedilmeyen davacı kadın, kendisi için aylık 300 TL yoksulluk nafakası, müşterek dört çocuk lehine ayrı ayrı 200’er TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesi ile; davacının boşanma davasında nafaka talep etmediğini beyan ettiğini, bunun yanında geçim sıkıntılarının da olmadığını, kendisinin ise herhangi bir işi ve geliri olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacının boşanma davası sırasında açıkça kendisi için nafaka istemediğini belirttiği, anlaşmalı boşanmada nafaka istemediğini beyan eden eş daha sonra yoksulluk nafakası talep edemeyeceği gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin REDDİNE, müşterek çocuklardan …ve …için talep edilen nafaka da ise dava tarihi itibariyle çocukların 18 yaşını ikmal ettikleri davacının bu nedenle aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesi ile bu çocuklar hakkında talebin REDDİNE, çocuklardan …ve …yönünden ise talebin KISMEN KABULÜ ile 100,00’er TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak somut olayda müşterek çocuklardan …20.12.1993 doğum tarihli olup, dava tarihi (02.12.2011) itibariyle henüz 18 yaşını ikmal etmemiş bulunmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuklardan Ragibe yönünden de dava tarihi itibariyle henüz 18 yaşını ikmal etmemiş olduğu göz önünde bulundurularak, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında yargılama yaparak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...