Genel Olarak

Kiracı yedi günlük itiraz süresi içinde, ödeme emrine itiraz ettiği taktirde, ilamsız tahliye takibi duracaktır. Duran takibe devam edebilmek için, alacaklının icra mahkemesinde itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi için dava açması gerekir.

Ödeme emrinin tebliği usulsüz yapılmış, başka bir deyişle geçersiz ise, kiracı borçlu usulsüz tebligatı öğrendiği tarihten itibaren itirazlarını yedi gün içerisinde icra dairesine bildirmesi gerekir. Zira Tebligat Kanu­nunun 32. maddesine göre, tebliğ usulüne uygun yapılmamış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise, muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır.

İcra hakimi, Ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünü kendiliğinden nazara alamaz.

Kiracı borçlu, itirazında, itiraz sebeplerini bildirmek zorundadır. Zira borçlu itiraz sebepleri ile bağlıdır.İİK’nun 63 .maddesi hükmü uya­rınca, borçlu bildirdiği itiraz sebeplerini alacaklının dayandığı senet met­ninden anlaşılanlar dışında değiştiremez ve genişletemez.

Tahliye istemli ödeme emrine karşı itiraz, icra dairesine yapılır. İti­raz süresi, kural olarak yedi gündür. Ödeme süresi ise, ihtarlı ödeme em­rinde adi kira sözleşmesi için otuz gün olarak gösterilir.Borçlu kiracı sü­resi içinde Ödeme emrine itiraz etmezse, takibin kira alacağına ilişkin bölümü kesinleşir. Kesinleşen kira alacağı nedeniyle, alacaklı borçlunun mallarının haczedilmesini isteyebilir. Haciz işlemi, genel haciz yolu ile takip işleminde olduğu gibi, malların satılması ve elde edilen bedelden kira alacağının ödenmesi şeklinde gerçekleşir. Kiralayan, alacaklının tahliye isteyebilmesi için, ödeme emrinde borçluya verilen otuz (Altı aydan daha kısa süreli kira sözleşmelerinde altı; BK’nın 288.maddesi gereğince hasılat kiralarında altmış) günlük ödeme süresinin geçmesi gerekir.

Ödeme süresinin hesabında, ödeme emrinin tebliğ edildiği günün sayılmayacağı belirtilmiştir.

Borçlu verilen ödeme süresi içinde, kira borcunu icra dairesine öderse, icra takibi son bulur. Bu durumda, takibin esas olan kira borcu ödendiği için, kiralayan tahliye isteminde bulunamaz. Borçlu kiracının bu süre içinde kira borcunu ödemekle birlikte, faiz, icra gideri, vekalet ücreti gibi diğer fer’i alacakları ödememesi, kira borcu yönünden temerrüde esas olmaz ve tahliye nedeni sayılmaz. Zira bu alacaklar kira alacağı de-ğildir. Adı geçen borç kalemlerinin ödenmemesi nedeniyle, icra mahke­mesinden tahliye istenemez. Buna karşılık yakıt, elektrik, su ve kapıcı parası gibi giderlerin kiracıya ait olduğu, kira sözleşmesinde yazılı ise bu giderler kiraya dahil giderler sayılacağından, bu alacakların ödeme süresi içinde ödenmemesi, temerrüde esas olur ve kiracının tahliyesine karar verilir. İtiraz süresi içinde ödeme enirine itiraz edilmemiş ve kira borcu da verilen süre içerisinde ödenmemiş ise, alacaklı, icra mahkemesinden, dava açarak kiracının tahliyesine karar verilmesini isteyebilir. İcra mah­kemesi, borçlu kiracının yedi gün içinde itiraz etmediğini, otuz gün için­de de kira borcunu ödemediğini tespit ettiği taktirde, kiracının taşınmaz-dan tahliyesine karar verir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin kira alacağına dahil ettiği hususlar yukarıda sayfa 8 ve 9 da ayrıntılı olarak incelendiğinden bu sayfalara atıf yapmakla yetinmekteyiz.

Borçlunun tahliye istemli ödeme emrine karşı, İİK’nm 269.maddesi gereğince, her türlü itirazını yasal süresi içinde, icra dairesine bildirmesi gerekir. İcra dairesi yerine, başka bir merciye ya da, icra mahkemesine yapılan itiraz, takibi durdurmayacağı gibi, sonuç da doğurmaz.Borçlu itiraz dilekçesinde bildirdiği sebeplerle bağlıdır. İcra dosyasına yapılma-yan itirazın, icra mahkemesinde genişletilmesi mümkün değildir.

Kiracı yedi günlük itiraz süresi içinde, ödeme emrine itiraz ettiği taktirde, ilamsız tahliye takibi duracaktır. Duran takibe devam edebilmek için, alacaklının icra mahkemesinde itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi için dava açması gerekir. Bu davanın, borçlu itirazının alacaklı­ya tebliğinden itibaren altı ay içinde açılması gerekir. Bu süre içinde alacaklı, itirazın kaldırılması davası açmazsa, bir daha aynı kira alacağı için ilamsız tahliye takibi yapamayacaktır.

İİK.63 maddesi hükmüne göre, itiraz eden borçlu, itirazın kaldırıl­ması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Kira miktarına itiraz etmeyen borçlu, daha sonra yargılama sırasında kira miktarına karşı çıkamayacaktır.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat